AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dadının kafasını suya gömecek yazar! Sibel Arna

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
By_yunus
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 344
Kayıt tarihi : 21/05/10
Yaş : 22
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Dadının kafasını suya gömecek yazar! Sibel Arna   Ptsi Haz. 14, 2010 12:54 am

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Dadının kafasını suya gömecek yazar! Sibel Arna

Hürriyet'in haftasonu eklerinde moda yazarlığı ve röportajları yapan Sibel Arna bugünkü köşesini dokuz aylık bebeğiyle çıktığı mavi yolculuğa ayırdı.

Oğluyla birlikte çıktığı ilk tatil olduğunu söyleyen Arna, sürekli oğluyla ilgili izlenimlerini yazdı. Buraya kadar her şey normal. Ancak yazısının ’Biz mi tatile çıkıyoruz dadılar mı?’ başlıklı kısmında Arna iyice dikkatleri üzerine çekti.. Yanında belli bir ücretle çalışan bir insana istediği gibi davranabileceğini ve arkasından istediği gibi konuşabileceğini düşünen Arna, yazısı boyunca, bebeğinin dadısını sürekli eleştirdi ve ve esas vurucu cümleyi de sona sakladı.. ’Aynı kıvrak insan, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi dalış kursuna da gitmek istemiş. Neymiş su altında nasıl nefes alınıyor çok merak ediyormuş. Büyük konuşmayayım ama ben o kadının kafasını dalış tüpü olmadan suya gömerim!’ diyen Arna, bu yazısıyla büyük tepki topladı..

İşte Sibel Arna isimli yazarın(!) büyük tepki çeken yazısı..

Biz mi tatile çıkıyoruz dadılar mı?
Tekne tatilinin bana tatil olmamasının bir nedeni de dadımız Hanife Hanım. Tekneye binince, Göcek, Rodos, Simi gezince ona bir şeyler oldu. Resmen aklı uçtu. Yoksa neden Rüzgar’a tarhana çorbası yapalım dediğimde yayla çorbası pişirsin? Bunu yaptığı gün Rüzgar sabah kahvaltıda yumurta yemişti üstelik. E yayla çorbasının içinde de yumurta var. Bir gün içinde iki yumurta veremeyeceğimizi ezbere biliyor. Yüzme bilmemesine rağmen her gün beş posta denize giremediği için hayıflanmaya başladı. “Sibel Hanım keşke kocamla çocuklarım da burada olsaydı” sayıklamalarının ardı arkası gelmedi. Normal şartlarda Rüzgar’ı mutlu etmek konusunda profesör olan kadın, deniz üstündeyken sınıfta kaldı. Oğlumu alıp, oyuncakları yayıp bir saat kesintisiz vakit geçirmeyi hiç başaramadı. Bunun yerine Rüzgar’ı kucaklayıp, peşimde dolaşmayı tercih etti.

Neden? Nedeni basit. O da insan. Evet denizi görünce giresi geliyor, seni bikinili görünce onun da canı sere serpe uzanmak istiyor. Eminim kamaradaki aynaya her baktığında acaba yüzüm yanmış mı diye kontrol ediyor. Ama tabii ki abartmaması, çalıştığını unutmaması gerek. Hanife Hanım’daki arızaların benzerlerini Kuzey’in dadısında da gözlemledim. Simi’de fotoğraf çekeceğim derken bebek arabasının üstüne kapaklanıyordu mesela.

O kadının kafasını suya gömerim
Bu konuda daha enteresan hikayeleri ise döndüğümde dinledim. Arkadaşım Tülin’in bakıcısının Antalya’daki tatil köyünde bir saat ortadan kaybolmasına, işini gücünü bırakıp gidip göbek dansı kursu almasına kaç puan verirsiniz? Kardeşim dadı mısın, dansöz mü? Bu hareketleri yapabildiğine göre iyi kıvırdığın bir gerçek, niye bir de üstüne kursa yazılıyorsun, anlamadım. Aynı kıvrak insan, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi dalış kursuna da gitmek istemiş. Neymiş su altında nasıl nefes alınıyor çok merak ediyormuş. Büyük konuşmayayım ama ben o kadının kafasını dalış tüpü olmadan suya gömerim!

Sibel ARNA / HÜRRİYET




SACİT ASLAN YORUMU


Bu hanımefendinin(!) yazısını, Twitter’daki arkadaşların ikazı üzerine okudum..

Bir insan güvendiği için evladının bakımı üstlenen bir kişinin bu şekilde uluorta haysiyetiyle nasıl oynabiliyor diye çok şaşırdım!...

Ancak şaşkınlığım fazla uzun sürmedi...

Çünkü, bir süre önce o gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve çok önemli bir şahsiyet olduğu iddia edilen bir zat-ı muhterem, bugünkü köşesinde "beynim hala kadın istiyor diye biliyorsa ki utanmasa Züğürt ağa’nın babası gibi canım karı istiyor" diyecek!..

Bu şekilde köşe yazıları yazan ve genel yayın yönetmenliği yapmış kişinin gazetesinde "dadının kafasını suya gömüp" ortadan kaldırmayı düşündüğünü yazabilen birini HOR GÖRMEMEK lazım!..

Rahmetli Zeki Müren’in çok sevdiğim bir lafı vardı;"Oğlum Sacit, kendini bilmezsen, PARA VE ŞÖHRETİ KARBONATLA BİLE HAZMEDEMEZSİN" derdi...

Rahmetli çok doğru söylermiş ama, o zamanlar ne diyor diye aval aval dinlerdik...

Şimdi, bu görgüsüze kimse sormaz mı?..

Mavi tura eşinle, sevgilinle, arkadaş grubu ile çıkarsın da 9 aylık bebekle nasıl çıkarsın be A GÖRGÜSÜZ HASBA!..

O bebeğin başına (Allah korusun) bir şey gelse, Denizin ortasın da ne yapacaksın?..

Hadi diyelim ki herşey normal şekilde devam ediyor...

Güvenip çocuğunu teslim ettiğin dadı, hayatında ilk defa böyle bir seyahat ile karşılaşmış görmediği, bilmediği bir durumla içiçe ve bazı şaşkınlıklar yaşıyor olması bu kadar ayıp mı?..

Varsayalım ki dadı bir hata yaptı... Senin daha sakin ve bir hanımefendiye yakışır bir şekilde ikaz etmen gerekmez mi?..

Yazdığına bakılırsa, bu dadının kabahati, senin gibi bikini giymek ve denize girmek istemesi Öylemi?..

Yazar hanım, sen 9 aylık bebeğinin dadısını alıp Mavi Tura götüreceksin ayıp ve görgüsüzlük olmayacak ama dadının yaşadığı şaşkınlıkları ayıp olduğunu, insan onurunu rencide edecek şekilde kaleme alıp köşende yazacaksın!..

HÜRRİYET’TE yazar olmuşsun olmasına da!.. İnsanlıktan nasibini almamışsın...

Eski genel yayın yönetmenin "KARI BULMA" konusunda tecrübe sahibi birini ararken, sende bebeğine "DADILIK" yapacak ve bikini giymek istemeyen bir "ROBOT" al!..

Böyle başa böyle TRAŞ!..

Böyle genel yayın yönetmenine böyle YAZAR!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bilginproforum.tk
 
Dadının kafasını suya gömecek yazar! Sibel Arna
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence :: Magazin-
Buraya geçin: